|
Eski adı Tenedos olan Bozcaada'nın şarapçılık geleneği antik çağlara
uzanır. M.Ö. 5. yüzyıla ait Tenedos sikkelerinde "çiftli balta", "kuş" figürlerinin
yanısıra "üzüm salkımı" figürü de yerini almıştır. . Antik
dönemden Yeni Çağlara geçerken Homerosu'un Troyasını ararken
adaya uğrayan gezginler ada şaraplarından övgüyle sözetmişlerdir. . Bozcaada
500 yıldır Türklerle Rumların birarada yaşadıkları mekan
olmasına rağmen, şarapçılık dinsel nedenlerle uzun yıllar Rum üreticilerin tekelindeydi. Yüzlerce
yıllık bu geleneği Cumhuriyetin ilanının takiben 1925 yılında, daha sonra Yunatçı
soyadini alacak olan Haşim bozdu. Panayi Dimo
adlı üreticiden aldığı imalat hanedeki üretimle ada geleneginde bir ilki gerçekleştirdi.
Adanın ilk müslüman şarapçısı Haşim'in bu yüzden oğlu Hazım'a
müslüman ahali içinden evlenecek kız bulmakta zorluklarla karşılaştığı
söylenir... . Hazım Yunatçı babasından devraldığı görevine
bir yeniliği daha ekleyerek, ürettiği şarapları fıçı yerine şişelerde satışa
sunmuştur. Hazımdan sonra 3. kuşak olarak bayrağı Orhan Yunatçı devralmıştır.
. Yunatçılar Şarapçılık'ın şu anki
4. kuşak yöneticisi Orhan Yunatçının kimya mühendisi olan oğlu Haşim Yunatçı'dır. . Yunatçı ailesi, şaraplık üzümlerini
adanın güneyindeki, en uygun güneşi alan 300 dönümü aşkın bağlarında özenle yetiştirmeye
devam ediyor. Üzümler tam olgunluk seviyesine ulaştıkları günlerde ve sabah erken saate hasat ediliyor. Hasattan
hemen sonra hiç zaman kaybetmeden işlenmeye başlayan taze üzümler kadehimize şarap olarak gelene kadar bir çok aşamadan geçiyor. . Bütün bu işlemler Yunatçılar
Şarapçılığın 77 yıllık ve dört kuşaklık tecrübesiyle Bozcaada'nın bu alandaki
şöhretine layık olmaya devam etmek için en kaliteli biçimde gerçekleştiriliyor. Yunatçılar
yeni teknolojileri ve yeni üzüm çeşitlerini de devreye sokarak lezzet ufuklarını genişletiyorlar.
 |
 |